Yıl 2486 – 1B2A) Ayfoncuyum

Kitap ve İnsan

Yıllardır kullandığım Ayfon’u çıkardım.
-En iyisi bu!
Asker önce gülümser gibi yaptı. Sonra silahı ayfonuma doğrultarak iki el ateş etti. İlk kurşun ile telefonu, ikinci kurşun ile beni elimden vurmuştu. Akan kana hayretle bakarken bu başıma gelenlerin tesadüf olup olamayacağını düşündüm. Anneanneme gitme düşüncesi, eski sevgilim, kırmızı saçları ve akan kanın kırmızısı zihnimde karıştı. Nereden geldiğini anlayamadığım bir ses “Bu tarafa!” diye bağırdı. Asker de ne yapacağını şaşırmıştı. 2. kez duyduğumda sese doğru koşmaya başladım. Asker silahını yeniden doğrulttu ve arkamdan koşmaya başladı. Yaklaşık iki dakikalık bir kovalamacadan sonra bir elma simgesi hayatımı kurtardı. Kapının üzerindeki “kırmızı elma” ayfoncular için bir kurtuluşun simgesiymiş. Bunu sonradan öğrendim. Karşımda açılan kapıdan son anda içeri girdim. Asker dışarda kalmıştı. Geride kalan ayfon telefonum için gözümden bir damla yaş aktı. Yanıma gelen kızıl saçlı kıza bağırarak “Bu gezegende neler oluyor?” diye bağırdım.

Zigetvar gezegenindeki iç savaş buraya da sıçramış. Androitçiler Zodyak’ın büyük bir kısmını ele geçirmiş. Ve son kalan ayfoncular ciddi bir baskı altında yaşıyordu. Bu sığınan Jobs’n 14. dereceden torunu tarafından yapılmış. Gezegen tercihimi gözden geçirdi. “Ne kadar kötü bir tercih, aptalca. Bu hata hayatıma mal olmak üzere.” Kızıl saçlı elimi tedavi etti. Son sığınakta yeni bir gemi inşa ediliyordu. Tamamlanmasını bekledik. Aylar süren bir bekleyişten sonra gezegenime dönebildim.

Bu anlattığım olaylar tüm tekno-gazetelerde yayımlandı. Gezegenim Arfeus’un iç savaşla tanışmasının ilk hikayesi olacağını nereden bilebilirdim? Elimden damlayan birkaç damla kan için başlayan isyan iç savaşın 3. Galaksi Savaşları’na dönüşmesine sebep oldu. Savaşta milyarlarca canlı ve trilyonlarca telefon katledildi. Dün imzalanan ateşkes ile internetin tüm evrende tekrar açılması sayesinde bu öyküyü herkese ibret olması amacıyla geçmişe, geçmişte yaşayan sizlere gönderiyorum.