Tasvir – Carpe Diem Kitap Sohbeti 14

Kitap ve İnsan

Tasvir – Carpe Diem Kitap Sohbeti 14

30 Temmuz 2018 Meetuplar 0
İstanbul Kitap Sohbeti - Tasvir

22 Haziran 2018 Cuma günü İstanbul Avrupa Yakası’nda “Tasvir” tema ismiyle gerçekleştirdiğimiz kitap sohbetimizde kelimelerle resim yapmayı, eşyaların karakteristiğini göstermeyi denedik. 2 saatlik sohbetimizden kalanlara göz atalım.

İstanbul Kitap Sohbeti - Tasvir

İstanbul Kitap Sohbeti – Tasvir

 

İstanbul Kitapmeetup Carpe Diem Kitap Sohbetleri 14 – Tasvir

“Görüntüm benden daha diriydi, güçlüydü şimdi; bense bir tasvir … gibiydim.”
Kör Baykuş, Sadık Hidayet

Tarih: 22 Mayıs 2018 Cuma
Saat: 19.00
Katılımcılar: Mert Sugür, Elif Nur Yarıcı, Şimal Gültekin, Mehmet Emin Yıldırım, Melih Gazi Küşüm, Mustafa Özbaylanlı

İstanbul Kitap Sohbeti

İstanbul Kitap Sohbeti

Tasvir

Sohbetimizde son zamanlarda okuduğumuz kitaplardan, çok beğendiğimiz veya yarıda bıraktığımız eserlerden bahsettik, görüş alışverişinde bulunduk ve temamız kapsamında tasvirin ne olduğu, nasıl yapıldığı konularında tartıştıktan sonra her birimiz 3’er tasvir yapmayı denedik. Üretilen tasvirlere göz atalım:

İçinde okyanuslar barındıran deniz kabuğu üzerindeki kırıkla beraber sonsuz sessizliğe gömüldü.

Kemanımın telleri parıl parıl ve keskinde onca yıla rağmen.

İlk eşimle evlenirken teyzemin taktiği Beyaz Altın kol saati, hala pili bitmemiş.

Anaokulu öğretmenimizle birlikte süslediğimiz kalemlikte çocukluğumun izleri var. Annemin buruşmuş elleri, babamın kaygı veren bakışları ve benim oynarken koşamayışım. Düşme korkum…

Mürekkep akmış, bazı sayfaları yırtılmış bir defter var masada. Kalan sayfalar unutulmuş anılarla dolu. Eski sadece… Eski bir defter….

Kaçak Camel ve bir çakmak var masada sigara kokan eller kadar kokuyor paketin içi. Bayatlamış tütün şimdi geriye kalan.

Sınıfın en güzel kızının başparmağı ve işaret parmağını kullanarak tuttuğu kokulu silgim.

Bir kağıt yığını, her sayfasında bir insanın hayat öyküsü anlatılıyor. Öykülerin alfabetik sıraya göre dizilmiş olması ve birçok farklı el yazısı göze çarpıyor. Birkaç yazar sonra tamamlanmayı ve basılmayı bekliyor.

İnce bileklerindeki her bir çizik, yaşadığı biir gün içindi.

Gözleri göğü delercesine keskin bakışlarla saplanıyordu ellerimdeki renklere.

Odanın sadece bir köşesini aydınlatabilen bir masa lambası. Görevi sadece bir köşeyi aydınlatmak, geceyle birlikte ortaya çıkan karanlıklardan ürkmeyi engellemek.

Lav lambamdaki baloncuklar hayatım gibi kah yukarı kah aşağı akıl almaz şekillerde…

Ay en sevdiğim şekliyle gökyüzünde olduğunda kar küremi masadan camın kenarıla alıyorum. Işığında kürenin kenarında sen beliriyorsun, parıltılar hareket etmeyi bırakıyor.

Başparmak kısmı yırtılmasına karşın kullanmaya devam ettiğim, babaannemin ördüğü patiklerim.

İlk geldiğinde getirdiğin mabi kutu hala masamın bir köşesinde. Sen şimdi yoksun ama bir çift göz bana hep oradan bakıyor. Kapağı kapalıyken de.

Aldığım son Faber Castell uçlu kalem duruyor şimdi masada. Arkasını kemirmişim. Siyah tutacağı ilk aldığım gün gibi. Her kavuşma bir vedaydı o zamanlar. Bu kalemle vedalaşmamıştım tek.

Tarih gösterme özelliği kasten bozulmuş bir cep saati, kurma kolu da her kuruluşunda parçalanacakmış gibi duruyor. Saat kurucusu da zamanın durmasını istercesine çok sert çeviriyor kolu.

Masamdaki pizza dilimi, yeteri kadar acıkmadan yemeye kıyamadığım fakat küflenmesine izin vermeyeceğim.

Siz de katılın

Gelecek sohbetlerimizden ve diğer gelişmelerden haberdar olmak için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilir, mail aboneliği oluşturabilirsiniz.

instagram.com/kitapmeetup

https://www.meetup.com/tr-TR/Kitapmeetup-Kitap-Sohbetleri/

toplanzi.com/carpe-diem-kitap-sohbetleri/

 

Editör: Mustafa Özbaylanlı