Suskunlar Kitap İncelemesi

İhsan Oktay Anar’ın beşinci kitabı Suskunlar bugün inceleme köşemizin konuğu. Başlamadan önce belirtmek isterim ki eserin içerisinde savrulduğumdan normalde yaptığım gibi notlar alamadım, bu nedenle kusurlarım olursa affınıza sığınırım.



Suskunlar’dan önce Puslu Kıtalar Atlası’nı okumuştum. Puslu Kıtalar Atlası’nı bitirdiğimde kendi kendime yazarın hayal gücünü ve evren kurgusunu merak etmiştim. Suskunlar’dan sonra da elimde soluksuz okunmuş bir roman ve daha fazlasını tüketme isteği doğurdu. İhsan Oktay Anar kitapları 16–17. yy Osmanlı’sında geçen mistik ögeler içeren muazzam yapıtlar olarak öne çıkıyor.

“Suskunlar” en geniş tanımıyla mistik ve tarihi bir roman. Müzisyen bir ailenin etrafında şekillenen romanımızda, kahinler, hayaletler, katiller ve daha niceleri yer almakta. Yazar, öyküyü işlerken kitabın bazı bölümlerinin başında daha sonra öykünün akışına katılacağını anladığımız karakterlerin veyahut halihazırda hikayede bulunan karakterlerin geçmişine giderek olayların hikayenin geçtiği zamanda sadece sonuçlardan ibaret olduğunu, bu hikayenin daha önce yapılan seçimlerle sonunun belirlenmiş olduğunu sezinletiyor. İkizler Davut ve Eflatun’un kendilerine has hikayelerinin olup aynı sonuca bağlanması, başta birbirinden alakasız bulduğumuz konuların kitabın sonuna yaklaştıkça birbirine kenetlenmesi muazzam derecede hoşnut edici.



Yazarın kelime haznesi oldukça geniş ve bunu eserin hemen hemen her cümlesinde hissettiriyor. Bazı noktalarda peşpeşe kullandığı onlarca eski Türkçe kelime okuru zorlasa da eser su gibi akmaya devam ediyor. Bazı noktalarda eski Türkçe ağırlıklı yazan yazarımız bazı noktalarda da düz, yalın ve sade bir Türkçe kullanıyor. Bu dil farkı yazarın aralıksız uzun süre yazması sonucu kaynaklanabileceği gibi yazarın okurun hikayeden düşmemesi için bilerek yaptığı ufak bir numara da olabilir, bu konuda emin olduğum tek şey kitabın okunuşu bu sayede daha da artmış durumda.

Hem günlük yaşantımızda hem de yazılı kaynaklardaki kelime çeşitliliğinin gittikçe kıtlaştığı bu dönemlerde İhsan Oktay Anar okumak muazzam bir his. Anlamını bilmediğiniz kelimeler öğrettiği gibi hafızalarımızdan silinecek kadar az rastlaştığımız kelimeleri de karşımıza çıkararak başarılı bir iş ortaya koyuyor. Kelime kullanımındaki tek maruzatım kitapta kullanılan ve anlamına bakmak durumunda kaldığımız bazı kelimelerin kitap sonunda anlamları ile verilip verilemeyeceği.



Kafasında yarattığı bu muazzam evreni nasıl oluşturduğu da ayrı bir merak konusu. Şehrimiz İstanbul’un hiç görmediğimiz zamanlardaki halini daha önce görmüşcesine bize anımsattırması muazzam bir ustalık eseri. Kitaplarının yazılırken, evreni oluşturulurken hangi aşamalardan geçiliyor gerçekten merak konusu. Onlarca sayfası işaretlenmiş bir Osmanlıca-Türkçe sözlük, masanın üzerinde ve raflarda duran eski İstanbul haritaları, ansiklopediler, araştırmalar üst üste yan yana istiflenmiş halde duruyor olmalı. Sayın Anar’ın hem okuruna hem de yazar adaylarına yazım sürecini ve kendi hikayesini anlatmasını en içten dileklerimle arzulamaktayım. Ancak sayın Anar kameralar karşısına 25 yıldır çıkmamış, gelen röportaj tekliflerini de reddetmiştir. Bence şu ana kadar kamera karşısına çıkmaması edebiyatımız adına büyük bir kayıptır.

Kitaptaki metaforlar ve göndermeler hakkında da yazmayı düşünüyordum ancak kitabı okuduktan sonra halihazırda bu konuların araştırılıp işlenildiği bir videoya rast geldim. Kitabın daha rahat anlaşılabilmesi için video linkini aşağıya bırakıyorum. Kitabı bitirdikten sonra videoyu izlemenizi tavsiye ederim zira videoda birkaç zevkaç var.

https://www.youtube.com/watch?v=4XLTzKru-Sk



Son olarak ülkemizdeki en büyük kitap ve dergi satıcısının birkaç faklı bayisinde, farklı zamanlarda Puslu Kıtalar Atlası’nı sorduğumda her seferinde stoklarında kalmadıklarını belirtmişlerdi. İhsan Oktay Anar kitapları almayı düşünüyorsanız internetten almanız daha az uğraştırıcı olacaktır. Sayın Anar’ın kitaplarında kaç adet satıldığı/ basıldığı ile ilgili bir bilgi olmadığından yayınevine sordum. Bu yazı yayımlanana kadar yayınevinden bilgi alamadım, alabildiğimde bu kısmı güncelleyeceğim.



Yazar: Ali Aras Fırat

Yazar: Kitapmeetup