Modern İnsanın Yorgunluğu

Modern İnsanın Yorgunluğu

Modern insan kimdir? Ne işle meşguldür? Mutlu mudur mutsuz mudur?

Bu soruların yanıtları kişiden kişiye değişir. Ancak toplumu genel kalıplara sokabiliriz. Üzüm üzüme baka baka kararır yani bir toplumda genellikle insanlar birbirine benzer.

Modern İnsan Nasıl Ortaya Çıktı?

Modern insan, sanayi devriminden sonra ortaya çıkan, mesai saatleri bulunan, işçi veya patron, sistemin çarkı olarak görev yapan insandır. Bu tanım farklılıklar gösterebilir ama bu şekil ifadesi yanlış değildir. Modern insan sabah zorunluluktan uyanır, işe gitmesi gerekir. Yorgun hissetse dahi veya canı sıkkın olsa dahi mesaiye zamanında gitmek zorundadır. İş hayatı acımasızdır, özel hayatta yaşanılan sıkıntılar iş hayatını bağlamaz. İşe gitmek için toplu ulaşım veya bireysel aracını kullanır. Toplu ulaşımda insanlarla yüzyüze gelmek zorundadır. Kendi aracında ise trafik çilesi çeker. Her sabah bu gürültüye katlanmak zorunda kalır. Gerçi şehirde yaşayanlar bu gürültülerin çoğunu duymamayı öğrenmiştir, ama yine de neden oldukları yorgunluktan kurtulamaz ve bunları duymamak için harcadığı bilinçaltı çaba nedeniyle yorgunluğu büsbütün artar. “Farkına varmadığımız yorgunluk nedenlerinden birisi de yabancılarla sık karşılaşmamızdır. İnsanda da, tıpkı öbür yaratıklar gibi, kendi türünden olan yabancıları dost ya da düşman olarak değerlendirme içgüdüsü vardır.”, diye yazmıştır Bernard Russell “Mutlu Olma Sanatı” kitabında.

Stres

İşçiler işten atılma korkusu yaşar, patronlar iflas etme korkusu yaşar. İnsanlar iş hayatında birbirlerini sevmeseler dahi saygılı davranmak zorunda kalırlar aksi halde çarkın parçası olamazlar, yani aç kalırlar. Birden fazla sorunla aynı anda uğraşmak zorunda kalmak ve insan ilişkilerini yönetmek stresi beraberinde getirir. Modern insanın stresi genellikle tek seferlik değildir. Stres damlaya damlaya artar, bardak dolana kadar insan bunun farkına varmaz. Kaosun içinde çıkmaza düşer ve kendini yıpratır. Beyninin ve vücudunun yıprandığının farkına varmaz ve yıllar sonra bir an aynaya baktığında bitmiş halini görür. Stres yorgunluğu getirir. Stresten kaçmak için hobilere ihtiyaç vardır. Bunlar, spor yapmak, yürümek, kitap okumak, hatta uyumak olabilir. Ancak hayat bunları yaptırmayacak kadar acımasız olabilir, zaman tanımayabilir.

Dertler ve Etkileri

Modern insanın zengini de fakiri de dert sahibidir. Zenginler kendilerini diğer zenginlerle kıyaslar. İstediklerini kolay elde edebilenler genellikle alkol, kumar gibi alışkanlıklarda mutluluğu aramaya çalışırlar. Fakirler ise geçim sıkıntısıyla boğuşurlar. Gelecek kaygısı onları eritir, huzur bırakmaz, mutlu olamazlar.

Zihnini eğitmiş insan sorunlarını gerektiği zaman düşünür; başka zamanlarda ise başka şeyler düşünür. Güç ya da endişe verici bir karar alınması gerektiğinde olanca aklını o iş üstünde toplayıp kararını verir. Sıradan güçlükleri, bunlarla ilgilenme zamanı dışında, bir yana bırakılabilir. En önemlisi karar verebilir. Kararsızlık kadar yorucu ve yararsız bir şey yoktur.

Yazıyı Bernard Russell’ın bir alıntısı ile bitirelim. “Yaptığımız şeyler, sandığımız kadar önemli değildir; başan ya da başarısızlıklarımız da sandığımız kadar önem taşımazlar. Büyük üzüntüler bile unutulabilir; mutluluğa yaşam boyunca son verecek gibi görünen felaketler bile zamanla kabuk bağlar ve acıları hemen hemen duyulmayacak derecede azalır.”

Yazar: Muhammed Hamidi

E-posta Aboneliği OluşturunYeni İçeriklerimizi Kaçırmayın

Yazar: Kitapmeetup