Kurmaca – Carpe Diem Kitap Sohbeti 9

Kitap ve İnsan

Kurmaca – Carpe Diem Kitap Sohbeti 9

28 Nisan 2018 Meetuplar 0
Kurmaca - Kitap Sohbetleri

“Kurmaca” temalı kitap sohbetimiz 13 Nisan Cuma günü gerçekleşti. Çok beğenilen Bugünün Öyküsü’nün tekrarı niteliğinde olan temamız kapsamında birlikte kurmaca bir öykü meydana getirdik.

Geleneksel açılış şiirimizin ardından sohbetimizin ilk bölümünde okuma zevklerimiz, yazarlar ve kitapların bizi sürüklediği konular üzerine sohbet ettik. Sohbet sırasında sırayla herkesin birkaç cümle eklediği bir kurmaca öykü yazdık. Hepsi ve daha fazlası bu yazıda.

Kurmaca - Kitap Sohbetleri

Carpe Diem Kitap Sohbeti 9 – Kurmaca

Kurmaca: 1. sıfat Olmadığı halde varmış gibi tasarlanmış, kurgulanmış. 2. isim Tasarlanmış olay

Carpe Diem Kitap Sohbetleri 9

Katılımcılar: Sinan Şenocak, Mustafa Özbaylanlı, Cengiz Özgün Eren, Arda Tezel Sezen, Mehmet Emin Yıldırım, Mert Peker, Vefa Odabaşı

Kurmaca

Pazar günü öğle sonrası bindiğim metro oldukça tenhaydı. Birkaç durak sonra yanımdaki boş koltuklara genç anne baba ile 5-6 yaşlarında oğlan çocukları oturdu. Kadının başı örtülüydü, giyimlerinden yoksul bir aile oldukları anlaşılıyordu.

Çocuk, hazine bulmuş gibi burnunu karıştırırken, babasının eli de alışık olduğu halde şu anda içemediğini her seferinde tekrardan hatırladığı sigarasına gidiyordu. Kadın, gözlerini insanların ayaklarında gezdirmeye bile çekiniyordu. Derken bir sonraki durağa geldik, bulunduğumuz vagona asabi görünen bir grup genç erkek girdi.

Grubun liderlik görevini üstlendiği belli olan gencin parmak uçlarından kulaklarına kadar uzanan dövmeleri çocuğun ilgisini çekmişti. İlgiyi fark eden grup çocuğa yakın durup onunla iletişime geçmeye karar vermiş gibi yaklaştı. İçlerinden en kısa boylu olanı, çocuğun kulağını çekecek gibi elinin yaklaştırdı. Tam o anda çocuğun annesinin bağırışı vagonda yankılandı.

Baba dehşetle sarsılarak ve ağzından köpükler çıkartarak kucağındaki çocuğuna sımsıkı sarılı halde kriz geçiriyordu. Daha önce kocasını bu halde görmediği çığlığındaki tizlikte saklanan anne hıçkırıklarla ağlamaya başlamış, asabi grubun başlangıçtaki havalı tavrının yerinde yeller esmesini sağlamıştı. Bu kargaşa içerisinde, metroya dilenmek için gelen 3-4 yaşlarındaki küçük bir kız çocuğu elindeki kağıt mendiller ile vagona giriş yaptı.

İşte tam o noktada olaylar tamamen sessizleşip silikleşti. Oğlan çocuğu çevresinde gelişen o kadar olaya karşı kayıtsız kaldı ve bütün benliğiyle kendini trenden, ailesinden ve zamanında anlık da olsa onun için dünyanın merkezinde olan dövmeli liderden, kimsenin göz ucuyla dahi bakmadığı küçük dilenci kıza adadı. Sanki tüm dünyada sadece ikisi kalmıştı ve geri kalan herkes trajikomik bir sessiz sinema oynuyordu.

“Büyükler de çok tuhat oluyor doğrusu.” dedi çocuk. Kız yalnızca hiçbir şey anlamayan bakışlarla karşılık verdi, belki de hayatın olduğu gibi bu dilin de yabancısıydı. Belli ki oğlanı sevmişti, çünkü elindeki tek varlığı olan mendilleri ona uzattı. “İnsanlar birbirini anlamadan da sevebilir”di.

Çocuk kızın elindeki mendillerin yaklaşık yarısını alıp onunla birlikte dilenmeye başlamıştı. İkisinin de aklına aynı anda bir soru takıldı: “Acaba insanlar bize acıdığı için mi satın alır bu mendili yoksa gerçekten ihtiyaçları olduğu için mi? Belki de ikisi birden?” Birbirlerine bakıp bunu sorguladıktan sonra içlerine tuhaf bir rahatlama geldi. Kız içinden “Ne önemi var ki?” diye geçirirken çocuk hala meraktaydı. Birlikte tünelin içinde hızlıca akan lambaların yarattığı ışık hüzmesini izlerken çocuk birden irkildi. İçinden bir ses ona:”Acaba şu an nereye gidiyorsun? Yeni başladığın bu hayatta doğru yolda olduğuna emin misin?” diye sordu. Çocuk elindeki mendilleri bırakıp vagonun öbür yanına doğru hızlıca yürümeye başladı. Çok sinirliydi.

Geride şaşkınlıktan ve birine muhtaçlıktan olayları kavrayamayan çocuksuz bir anne, kendi kusmuğunda boğulan hasta bir baba, bir peron farkla artık çocuk olmayan ve olamayan iki küçük ve her zamanki koşuşturan insanlarıyla Kadıköy durağı…

Notlar:

  • Öykümüzün ilk paragrafını oluşturan 3 cümle Öykü Gazetesinin Nisan 2018 tarihi 19. sayısında yayımlanan Cemil Kavukçu’ya ait olan “Dışarısı” adlı eserden alınmıştır.
  • Öykü içindeki “Büyükler de çok tuhat oluyor doğrusu.” bölümü Küçük Prens’ten, “İnsanlar birbirini anlamadan da sevebilir” bölümü Tehlikeli Oyunlar’dan alıntılanmıştır.

Üzerine Konuşulan Kitaplar ve Yazarlar

  • Saramago – Körlük
  • Rolf Dobelli – Hatasız Düşünme Sanatı
  • Vasconcelos –  Şeker Portakalı
  • Vasconcelos – Güneşi Uyandıralım
  • Isaac Asimov – Vakıf Serisi
  • Zweig – Korku
  • Dostoyevski – Yeraltından Notlar
  • Ror Wolf – Karanlığın Faydaları
  • Albert Camus – Yabancı
  • Barış Bıçakçı
  • Hakan Günday
  • Hakan Bıçakçı
  • Murat Menteş
  • Recaizade Mahmud Ekrem – Araba Sevdası
  • Halide Edip Adıvar – Ateşten Gömlek
  • Ahmet Hamdi Tanpınar – Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Buket Uzuner – İki Yeşil Su Samuru
  • Oğuz Atay – Tehlikeli Oyunlar
  • Oğuz Atay – Eylem Bilim
  • Francesc Miralles i Contijoch – Ikigai Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı
  • Platon – Devlet
  • Agatha Christie – Noel’de Cinayet
  • Eckhart Tolle – Şimdi’nin Gücü
  • Bertrand Russell – Batı Felsefesi Tarihi
  • Schopenhauer – Ölüm ve İçsel Doğamızın Yok Edilemezliği ile Olan İlişkisi
  • Desiderius Erasmus – Deliliğe Övgü
  • Yusuf Atılgan
  • Oğuz Atay – Tutunamayanlar
  • Burak Aksak – Leyla ile Mecnun
  • Alper Canıgüz – Oğullar ve Rencide Ruhlar
  • Emrah Serbes
  • Sabahattin Ali – Kürk Mantolu Madonna
  • Sabahattin Ali – İçimizdeki Şeytan
  • J. D. Salinger – Çavdar Tarlasında Çocuklar
  • Yaşar Kemal – İnce Memed
  • Orhan Kemal – Yeni Hayat
  • Sait Faik Abasıyanık
  • Cemal Süreya – Sevda Sözleri
  • Aldous Huxley – Cesur Yeni Dünya
  • George Orwell – 1984
  • Barış Bıçakçı – Veciz Sözler
  • Barış Bıçakçı – Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra

Konular

  • İlber Ortaylı’nın Orhan Pamuk eleştirisi
  • Çukurova Kitap Fuarı
  • D&R’ın satılması
  • Kitapsan
  • İletişim Yayınları
  • İthaki Yayınları
  • Can Yayınları
  • Ekşi Sözlük hikayeleri
  • Dergi seçmek
  • Walking Dead
  • Yorekok
  • Sosyal Anksiyete Bozukluğu
  • Zeki Demirkurbuz’un Yazgı filmi, Albert Camus – Yabancı ilişkisi
  • Sen Aydınlatırsın Geceyi filmi
  • Haluk Bilginer – Şahsiyet dizisi
  • Dergah Yayınları dili
  • Erdal Şenocak – Tehlikeli Oyunlar tiyatro oyunu
  • İmece
  • Multitasking
  • Telefon bildirimleri
  • Çevrilmeyen festival filmleri
  • Django Reinhardt
  • Tarantino
  • Suyun Sesi – Oscar ödüllü film
  • Star Wars “Do. Or do not. There is no try.” felsefesi
  • Cinayet kitaplarındaki gizem öğeleri
  • Sherlock Holmes dizisi
  • Game of Thrones
  • Yusuf Atılgan ve noktalama işaretleri
  • Tutunamayanlar’ın imlasız kısmında bırakanlar
  • Eylembilim kitabının Oğuz Atay’ın ölümünden sonra yayımlanması
  • Oğuz Atay’ın İTÜ mezunu olması
  • Afilli Filintalar
  • Oğuz Atay’ın İngilizceye çevrilen kitabı Disconnected
  • Death Note dizisi, filmi, kitapları
  • Türk Edebiyatında tasvir
  • Umut Sarıkaya karikatürleri
  • Yaşar Kemal tasviri
  • 1. Yeniciler ve 2. Yeniciler
  • Depresif ruh halindeyken depresif kitap okumak

Daha önceki Carpe Diem Kitap Sohbetlerine ve diğer meetuplarımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilir, mail aboneliği oluşturarak gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

instagram.com/kitapmeetup

twitter.com/kitapmeetup

facebook.com/kitapmeetup

facebook.com/groups/kitaplardabulusalim/