Dune Çöl Gezegeni

Bir kitaptan daha fazlası..

Önce filmini mi yoksa kitabını mı okumalıyız klişesini Dune kitabı içinde duymamıza sayılı günler kaldı. Bu günlerin şafağında film çıkmadan Dune serisine değinmenin farklı bir bir bakış açısı sağlayacağına inanıyorum. Dune, birçok otorite tarafından bilim-kurgu kategorisinin başyapıtlarından biri olarak görülüyor aynı zamanda tüm zamanların en çok satan bilim kurgu romanlarından biri olma özelliğini koruyor.

Frank Herbert

Kitapların yazar ile birlikte değerlendirilmesine inanan biri olarak Frank Herbert hakkında değerli gördüğüm bilgileri paylaşmak istiyorum. Çalışma hayatına gazeteci olmak için işverenlere yalan söyleyerek başladı, gazetecilik serüvenin ardından 2. Dünya Savaşı sırasında Amerikan ordusunda  fotoğrafçılık yaptı. Yaratıcı yazarlık kursundan tanıştığı Flora Parkinson ile evlendi. Ayrıca mezun olduğu Herbert Üniversitesi’ni sadece istediği alanlarla uğraşmak istediği için mezun olmadan bıraktı. Yaklaşık 6 yılını araştırmalarına verdiği Dune kitabı neredeyse 20 yayınevi tarafından reddedildi. Herbet’in Dune’dan kazandığı para tam zamanlı yazar olması için yeterli değildi, bu süreçte üniversitelerde sosyal ve ekolojik danışman olarak çalıştı. Gazete yazarlığından emekli olduktan sonra tam zamanlı olarak yazarlığa vakit ayırabilecek refaha kavuştu.

Ana dinamikler

Roman, feodal bir imparatorluğun bütün galaksilere hükmettiği uzak gelecekte geçiyor. Birçok bilim kurgu romanından farklı olarak bu uzak gelecekteki torunlarımız robot kullanmadan yıldızları ele geçiriyor. Robotlarla yapılan savaşın sonrasında “insan zihninin tasvirine” dayanarak makine üretimi yasaklanıyor, bu bildiri bazı insanların biyolojik bilgisayara, medyumlara ve öngörülü uzay pilotlarına evrilmesine neden oldu. Güçlere sahip insanlar büyük aileler tarafından çalıştırken ailelerin amacı güç için krallıklarına yeni gezegenler kazandırmaktır.

Gelecekteki çığır açıcı sonuçları olan gelişmelerin hepsi “Melanj’ adlı baharata dayanıyor. Bu baharat insan ömrünü uzatırken aynı zamanda uzay pilotlarına gerekli işlevselliği kazandırması ile uzun seyahatlerin yapılmasını mümkün kılıyor. Diğer bir deyişle bahar şu anda ekonomimizin temeli olan altın gibi galaksi ekonomisinin temelini oluşturuyor. Melanj, sadece zor hayat şartlarının hüküm sürdüğü imporatorluğa isyan eden halkın yaşadığı çöl gezegeni Dune’da bulunuyor. Ve tahmin edebileceğiniz gibi roman Dune’da geçiyor. Dune’u kontrol etme görevi verilen Arteides Hanedanı ile can düşmanları olan Harkonnen Hanedanı’nın gezegen üzerindeki planları hassas politik ve ekolojik dengeyi alt üst ediyor. Arteides varisi Paul’un yolculuğunun evren üzerindeki etkisi ise beklenmedik düzeyde oluyor.

Temel fikirler

Etkiler

Dune, Herbert’in felsefe, din, psikoloji, politika, ekonomi ve ekoloji üzerindeki karmaşık fikirlerini inşa etmek ve bu temel konulara farklı bir bakış açılarını getirmek için mükemmel bir zemin hazırlıyor. Bu zemini oluşturan en büyük etken ise teknolojinin egemenliğini kasıtlı olarak baskılaması teknolojisinin geleceği yerine insana dair konulardan ayrıntılı olarak bahsedebilmesini sağlıyor. Herbert’in bazı terimlerinin Arap kültüründeki kavramlar ile benzerliği ve çöl halkı üzerindeki Orta Doğu etkisini fark etmek güç değil.

Din ve Gerçeklik

Bene Gesserit birliği verimli genlere sahip olan insanları çiftleştirerek mükemmel insana ulaşma projesini güderken derin devlet olarak faaliyet gösteriyor.  Mükemmel insan amacının bir zinciri olan kitabın ana karakteri Paul, bilimsel yollarla tanrısal statüye ulaşıyor. Herbert, tanrısal statüyü kullanarak dinlerin yapısına ve işleyişine dair birbirinden farklı birçok fikre değiniyor. Güçlerini aniden veya kazara elde eden süper kahramanların aksine Paul’un ilerlemesi yavaş ve acı verici bir süreç olması ile daha gerçekçi bir izlenim bırakıyor. Ayrıca karakterlerin güçlerini Bene Gesserit gibi mistik felsefeler ve büyük emek gerektiren kasların kontrol edilmesi gibi teknik uygulamalara borçlu olmaları romanın gerçekçi kurgusuna kayda değer bir katkı sağlıyor.

Deneyimlerim

Dune serisine başlarken beklentim çoğunluk tarafından öngörülen geleceğe bir nebze de olsa farklı bir bakış açısı ile bakmamı sağlamasıydı. Bu beklentiyi sağlamasının yanında karmaşık olay örgülerine sahip olması ve mistik örgütlerin öğretileri gibi nedenlerle birçok noktada gerçek hayat ile yeni bağlantılar kurmamı sağladı. Seriyi okurken not aldığım bir fikir günlük işlerimi yaparken aniden beynimde bir kıvılcım gibi çakmaya başladı. Arkasında derin manalar barındıran cümleleri okuma ve cümleler üzerine düşünme şansına aynı kitap içerisinde sahip olmanın büyük bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum.

Yazdığım alıntılar bağlamında kopuk oldukları için bendeki bıraktığı etkiyi sizde bırakmayacak olsalar bile üzerine düşünmeye değer cümleler olduklarını düşünüyorum. Bu cümleleri kurabilme becerisinden yola çıkarak yazarın mükemmel bir araştırmacı ve söz ustası olduğunu tekrar anlıyorum.

Alıntılar

-Gereğinden fazla bilgi karar vermeyi asla basitleştirmez

-Tarihe inanma çünkü tarihi para yerine geçen şey neyse o yönlendirir.

-Bir şeyi bildiğimizi düşündüğümüz an bu şeye daha derin bakmamız gereken andır.

-Zafer kazananı taklit etmek insanın son derece baskın bir özelliğidir.

Yazar: Samet Başaran

E-posta Aboneliği OluşturunYeni İçeriklerimizi Kaçırmayın

Yazar: Kitapmeetup