cam-kent

Cam Kent Kitap İncelemesi

Giriş

Bugün inceleme köşemizde yazar Paul Auster‘ın New York Üçlemesi’nin ilk kitabı olan Cam Kent var. Kitap ve yazar hakkında pek fazla ön bilgim olmadığı için bu ilk değerlendirme yazım sadece kitabın bana anımsattıkları, hissettirdikleri minvalinde bir yorum içerecek.

     Hikayemiz, kısaca bir karışıklık sebebiyle kendini dedektif olarak bulan ana kahramanımız, aslında polisiye yazarı olan Quinn’in bu dedektiflik sürecinde yaşadıkları anlatılıyor diyebiliriz. Tabi bu süreci birkaç kelimeyle özetlemek pek de adil olmaz. Bu sebeple hikayenin bende uyandırdığı hislere şöyle bir değinmek niyetindeyim.

Benzerlikler ve Düşünceler

     Quinn’in yapmaktan en çok hoşlandığı şey yürümekti, neredeyse her gün yağmur güneş demeden dolaşmak için evden çıkardı. (sy.10) Quinn’in bu özelliği bana Haruki Murakami’nin “Koşmasaydım Yazamazdım” kitabında bahsettiği koşma alışkanlığını çağrıştırdı. Bir yazar olarak Quinn’in yazabiliyor oluşu da bu alışkanlıktan geliyordur belki kim bilir?

     Zannımca kitabı okumuş veya okuyacak olan pek çok kişinin dikkatini çekebilecek diğer bir nokta da yazarın ana kahraman ismi olarak kendi ismini kullanması olacaktır. Paul Auster, Auster Dedektiflik Bürosu’ndan. Burada aklıma gelen başka bir isim daha oldu. Douglas Adams’ın Dirk Gently kahramanı. Olayların gelişimi ve gidişatı bana zaman zaman Dedektif Dirk Gently’yi hatırlatmadan geçmedi.

     Konuya dönersek, Quinn yanlış bir telefon sonucu kendini Dedektif Paul Auster olarak bulan, bu süreçte Paul Auster olarak yaşamanın uzun vadede olumsuzluklarına katlanmak zorunda kalan ve sonu iyi bitmeyen bir kahraman. Yazar bu metni kurgularken Paul Auster olmanın iyi olmadığını, mutlu etmediğini anlatmak istemiş midir bilmiyorum ama yalın anlatımı ve belki de yarım kalmış hikayesiyle naif bir eser bırakmıştır arkasında.

Son Sözler

     Sanıyorum üçleme birbirinden bağımsız ve bu yazı tek kitap üzerinden değerlendirilmelidir. Serinin devamı için de bir şeyler karalamak istiyorum, bakarsınız diğer kitaplardan sonra bu naçizane değerlendirme de farklı yerlere evrilir. Yazmış olduğum ilk yorum sonrası uzun soluklu bir süreç olması istemiyle, sevgiler.

                                                                                                           

Alıntılar

“Artık ölmek istemiyordu ama yaşamaktan pek keyif aldığı da söylenemezdi.” (sy.12)

“Her şeyin şimdi sona ermesi üzülecek bir şey değil. Ölmek herkes için iyidir.”  (sy.29)

“Öyle sanıyorum ki benim mutlu olacağım yer hep bulunmadığım yer olacaktır. Ya da daha açık söylemek gerekirse: Bulunmadığım yer kendim olduğum yerdir” (s.133)

*Alıntılar Can Yayınları 18. baskı dan yapılmıştır.

Yazar: M. Esat Özmen

E-posta Aboneliği OluşturunYeni İçeriklerimizi Kaçırmayın

Yazar: Kitapmeetup