Bu Şehirde Kimse Yok mu? Kitap İncelemesi

Konu

Olay üzerinde ilerleyerek başlayan fakat sonrasında Wisman’dan öncesi ve sonrası olarak karakterlerin psikolojik analizleriyle derinleşen Bu Şehirde Kimse Yok Mu? Kitabı yeri geldi beni mutlu etti, yeri geldi kendimi sorguladım, yeri geldi beni çok üzdü. Kitabın konusu ise Willy adlı bir karakterin geçmişte başarılı bir futbolcuyken ailesi ile yaşadığı sorunlar dolayısıyla yaşam stilini değiştiren, kendi dış olaylara kapatıp neredeyse yaşam enerjisi biten ve iç dünyasındaki sıkıntılarını görmezden gelmeye çalışan, onlarla yaşamaya çabalayan ve kanser hastalarının tedavi edildiği bir hastanede çalışan temizlik görevlisidir. Willy’nin çalıştığı hastaneye hasta olarak gelen ve hayatı boyunca birçok kayıptan etkilenen Wisman, yetiştiği yer ve kültür dolayısıyla Willy’nin tecrübelerinden çok daha farklı tecrübelere sahip ve onun çok daha farklı bir kafa yapısına sahip olması Willy’nin kendi hayatına çok daha farklı bir bakış açısından bakmasına sebep olur. Kitabın her sayfasında Willy’nin duygusal çekişmelerini okuyabiliyoruz. Aile ilişkileri, affedilme, varoluşsal krizler ve daha birçok tema kitapta anlatılmış. Hikâyenin ana teması iki yaşamın birbiriyle çakışıp Willy’nin hayatına bakış açısını değiştirmesi. Sevgi, hayat, arkadaşlar ve aile bağlarının öncelikle konu edindiği bir kitap. Birbirleriyle herhangi bir şekilde bağlantılı insanların hayat hikayeleri aslında ders niteliğinde. Sade anlatımı okumayı kolaylaştırıyor.

Yorum

Kitapta zaman zaman kendime sormaya çekindiğim soruların cevaplarıyla yüzleştim. Yer yer duygusal yoğunluğun uzun tutulduğunu ve okuyucuyu sıkmaya ittiğini söylemek istiyorum. Wisman’ın maneviyata yönelik alıntıları, sözleri ve hikayelerinde de okuma hızımı kaybettim. Bazı yerlerde kadınlara karşı genellemeler olması ve aşırı derecede hissettiğim İslam’a karşı övgü hoşuma gitmedi ve bence bunlar kitabı globallikten uzaklaştırdı. Kendimi daha çok Willy’ye yakın hissettim, kişisel gelişim tarzı da bir kitap ve yer yer benim fikirlerimi de etkilediğini belirtmek isterim. Wisman’ın dedesinin yaptığı eylemi çok takdir ettim ve kendimi “acaba bunu yapabilir miydim?” diye sorarken buldum. Bazı alıntılar beni derinden etkiledi ama şunu da eklemek isterim ki sonu gerçekten çok beklenilebilirdi ve Wisman’ın yaptığı resim bence özensizdi. Bazı bölümler çok kısa tutulmuştu. Kitabın gerçek olaylardan esinlenmiş olması okumamı daha da ilgi çekici hale getirdi. Okunabilir bir kitap fakat çok sevdiğim söylenemez.

Alıntılar

“Hayat, varsayımlar üzerine değil, eylemlerimiz üzerine kuruludur. Hayat için senin nasıl olduğunun, ne düşündüğünün, ne istediğinin, nelere kadir olduğunun, “iyi insan” olup olmadığının önemi yoktur. Hayat yalnızca senin ne yaptığına bakar.”

“Vicdan en acımasız yargıçtır.”

” Bazıları cesaretsizlikleri yüzünden yapmadıkları şeyler için bedel öder. “

Yazar: Beril Aybike İlhan

Yayına Hazırlayan: Ali Aras Fırat

E-posta Aboneliği OluşturunYeni İçeriklerimizi Kaçırmayın

Yazar: Kitapmeetup