Bilinçli Bir Tembellik: Oblomovluk

Yazımızın çıkış noktası başlıktan anlaşılacağı üzere Gonçarov’un 1859 yılında yayımlanan ve hala modern insanın kendinden bir şeyler bulabildiği kült romanı Oblomov.

Oblomovluk

Romanı okumamış olsanız dahi tembellik, uyuşukluk durumları yerine bu hali anlatmak için  “Oblomovluk” ifadesinin kullanıldığını duymuşsunuzdur. Kahramanımız yıllardır bu tembellik ile anıladursun, gelin birlikte işin aslına bakalım (Buradan sonrası fazla mühim olmamakla birlikte spoiler içermektedir).

Oblomov ve Çarlık Rusya

Oblomov’u okumaya başladığımda dehşet ve şaşkınlık içinde kendimle benzer yanları olduğunu fark etmiştim. İtiraf etmek gerekirse bu tembellik halinde kendime benzeyen yanlar bulmak başta biraz da ağır gelmişti. Fakat bu şaşkınlıkla okumaya devam ederken acaba Oblomov’u yaşadığı kronik “Oblomovluk” yüzünden suçlayabilir miyiz diye sordum çünkü ona karşı içimde merhamet de oluşmaya başlamıştı. Oblomov neden her gün daha umutsuz uyanıyor, neden planladığı ufak tefek işlerini bile yapamadan saatler geçiveriyor, tüm gün yatağında bir o yana bir bu yana dönüyordu? Roman aslında bilinçli okura bunu apaçık anlatmakta. Oblomov’un bu hali genelde onun çocukluk çağıyla, dönemin Çarlık Rusya’sında çökmekte olan aristokrat sınıfa mensup olmasıyla ve Rusya’nın batılılaşma sancısıyla açıklanır. Bunlar durumu netleştirmekte yardımcı olmakla birlikte bazı eksik parçaların da olduğunu düşünüyorum.

Bilinçaltı

Dikkatli okuyucular, Oblomov’un hassas, erdemli, saf ve iyi kalpli olduğunu fark etmişlerdir. Aristokrasinin içinde bu yüzden bulunamıyor, sınıfının samimiyetsiz ve gösteriş dolu tavırlarına tahammül edemediği için sosyalleşmiyor. Örneğin dostu Ştolts ile konuşurken kendisi hakkında “Kendimi bilir bilmez sönmeye başladığımı hissettim. Sönüşüm dairede, evrak başında oturduğum zaman başladı; sonra kitapları okuyup da onlarda hayatta kullanamayacağım gerçekler buldukça, dostlar arasında dedikodular, alaylar, soğuk, kötü, boş gevezelikler dinledikçe, gayesiz, sevgisiz toplantılara katıldıkça daha da kötü oldum…” 1 şeklinde yaptığı tespitte fark ediyoruz bilincini. Devam edip yine kendi yaşayış biçiminden bahsederken benzer ifadeler kullanıyor ve içindeki ateşin yakacak bir şey bulamadığından söndüğünü söylüyor. Oblomov’u onun kendi halinden rahatsızlığı ile birlikte okuyup anlayınca onun için başka bir hayat mümkün müydü sorusu kafamı kurcaladı. Başa dönecek olursak Oblomov’u “Oblomovluk” yaptığı için suçlayabilir miyiz? Değersiz gördüğü ya da en azından yerine daha iyi bir seçenek bulamadığı bu yaşamda, sabahları uyanıp verimli işler yapmak için kendinde motivasyon bulamaması tamamen onun suçu muydu? Oblomov’a kendi sinikliğinden, hareketsizliğinden memnun olmayışı ve yerine geçecek başka bir yaşam tarzı benimseyemeyişi ile yeniden baktığımız zaman ona karşı daha anlayışlı olacak ve bu bilinçli tembellik durumunu anlamlandırabileceğiz. Belki 2020 yılının insanı olarak içimizdeki Oblomovluğu da böyle açıklarız ve ondan kurtulmak için keşfedeceğimiz yeni yollarda Oblomov’u anlamak bize rehberlik eder.

Son Sözler

Aslında Oblomov’u temsil ettiği insan tipinden çıkarıp bağımsız bir birey olarak değerlendirmek romanın incelemesi açısından hata olabilir. Amacım böylesi ölümsüz bir eseri yorumlamak değil, günümüz insanının içinde bulunan Oblomovluğu irdelemek ona 2020 yılından bakıp kendimizle özdeşleştirdiğimiz taraflarının üzerine gitmekti.

Bu altı yüz sayfayı aşkın klasikte, zaman zaman acıma zaman zaman hüzün duygularıyla okuma zevkine varacak; kendinize de yöneltmeye başladığınız eleştirilerle birlikte edebi doyuma ulaşacaksınız. Hayatın hem umut dolu hem de yıkıcı yönlerini; aşkı, dostluğu, evliliği de içinde barındıran bu müthiş romanı okuyup bitirdiğimde kesinlikle içimde bir şeylerin değiştiğini hissettim. 

Dipnot

  1. Gonçarov, İvan Aleksandroviç; Oblomov. Çeviri: Sebahattin Eyüboğlu-Erol Güney, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2020

Kaynak

      Hepimiz Birer Oblomov Taslağıyız, Ali Lidar
  https://www.artfulliving.com.tr/edebiyat/hepimiz-birer-oblomov-taslagiyiz-i-4719

Yazar: Sema Topal

E-posta Aboneliği OluşturunYeni İçeriklerimizi Kaçırmayın

Yazar: Kitapmeetup