Aşkımız Eski Bir Roman Kitap İncelemesi

Kitap ve İnsan

Aşkımız Eski Bir Roman Kitap İncelemesi

28 Eylül 2019 Kitap İncelemeleri 0
Aşkımız Eski Bir Roman Kitap İncelemesi

Aşkımız Eski Bir Roman‘a Genel Bakış

Ünlü polisiye yazarı Ahmet Ümit’in son Başkomser Nevzat kitabı Aşkımız Eski Bir Roman 18 Eylül Çarşamba günü okurlarıyla buluştu. 3 öyküden oluşan kitap ismini kitaptaki ilk öykü ile paylaşmakta. YKY aracılığıyla yayımlanan “Aşkımız Eski Bir Roman” yazarın YKY’de yazdığı ilk kitap olarak kayıtlara geçti.

Yazarın önceki üç romanı Beyoğlu’nun En Güzel Abisi, Elveda Güzel Vatanım ve Kırlangıç Çığlığı‘nda gördüğümüz klasikleşmiş turuncu-beyaz kapak renklerini kullanmaması, kitapta gözüme çarpan ilk unsur oldu. Ayrıca yazarımız bu kitabını geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden şair Küçük İskender’e armağan etmekte.

Aşkımız Eski Bir Roman Kitap İçeriği

Kitaptaki ilk öykü olan “Aşkımız Eski Bir Roman” Ahmet Ümit’in önceki eserlerinde sıkça bahsini gördüğümüz Pera Palas’ta geçiyor, daha doğrusu Agatha Christie’nin odasında. Yazarın takipçisi olan okurlar hatırlayacaktır ki Agatha’nın Anahtarı adlı öyküsünde yazarımız otel sahibine meşhur anahtar karşılığında otel ile ilgili bir roman yazmayı teklif etmiş ve 16 yıl sonra bu otelde geçen Elveda Güzel Vatanım adındaki kitabı yayımlamıştı. Bu öyküde de Agatha’nın Anahtarı adlı esere gönderme olduğu anlaşılıyor. Konuya gelirsek edebiyat takıntısı olan bir adamın sadece roman karakterlerine karşı cinsel isteğinin uyanması ve romanlardaki seks sahnelerini canlandırma isteğinin sonucunda oluşan cinayet konu alınmakta. Burada karakterler son derece iyi işlenmiş, buna maktülümüzün eşlerinin adının bile roman karakterleri olmasını örnek gösterebilirim. Hikayede İstanbul Hatırası eserine de gönderme yapmakta ki bu benim diğer eserlerinde beklediğim ama rastlayamadığım Başkomser Nevzat hikayelerinin önemli bir parçasıydı. Katilin hikayeye saklanış yöntemini de yazarın diğer kitaplarından aşina olduğumuz bir klasikti.

Overlokçu Kız

İkinci öykü Overlokçu Kız yoksul semtlerde yaşanan cinayetleri ele alan bir eser olmuş. Töre cinayeti, uyuşturucu kullanımı, zengin eş peşinde koşan insanlar ve mülteci sorunu işlenmiş. Yazarın her kitabında olan toplumsal sorunlara göndermeleri bu eserde bu öykü üzerinden aktarılmış. Öykü polisiye özelliklerinden çok Başkomser Nevzat evrenindeki gelişmeler ve akış yönünden beni çekti. Ancak yeni okurların, bu evren hakkında pek bilgi sahibi olmayanların, soluksuz okuyup okumayacağı konusu benim için bir muamma. Bu kitapta mülteci sorunun işleneceğini tahmin etmiştim ancak Azez karakterinin varlığını unutmamdan ötürü bu şekilde işleneceği aklıma gelmemişti.

Sergey Nikolayeviç Jerkovski’ye Ne Oldu?

Üçüncü öykü Sergey Nikolayeviç Jerkovski’ye Ne Oldu? kansere çözüm bulduğu iddia edilen bir profesörün İstanbul’a bir seminer ve yarım kalmış bir aşk için gelmesinden sonra yaşananları konu alıyor. Korsan taksi, Türk-Suriyeli esnaf çatışması ve eski dünya kabadayıları kurguyu süsleyen unsurlar olarak seçilmiş bu hikayede. Janti Cemal karakterimizin tekrar karşımıza çıkması kurgu evreninin kendi içinde tutarlılığı açısından sevindirici olmakla birlikte şüphesiz yazarımız açısından da öykülerde önemli yerlerde her daim akışı sağladığı için kilit bir karakter. Sonuç kısmında ise Başkomser Nevzat’ın kafasında şimşek çakmadan çok önce benim kafamda şimşek çaktı. Çünkü yazarımızın Sis ve Gece kitabı ile aynı sona bağlanıyordu. Tahmin ettiğim gibi bitmesini hiç istemesem de maalesef haklı çıktım. Benim gözümde bu öykü ile yazar tekrara düşmüştür ancak şunu da belirtmeliyim ki benzerlik çok üst seviyede olmayıp hikayeden aldığım zevki azaltmadı.

Son Sözler

Son olarak Ahmet Ümit’in bu uzunlukta okuduğum ilk kurgularından oluşmaktaydı kitap. Genelde yüzlerce sayfa akan aynı anda yoran eserler yazan yazarımız bu eserinde tek seferde oturup okunacak üç farklı öykü yazmış. Kısa metrajlı yazdığı polisiye öykülerden oluşan Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı eserinde öykülerin içine giremeden öykü son bulmakta, her ne kadar en ufak bir boşlukta bir öyküsü okunabilse de keşke daha uzun olsaydı dediğim eserlerden oluşmaktaydı. Bu eserde hem uzun romanların hem kısa öykülerin tam ortasında bir yer tutmuş; hem okuru olaya çekmiş hem de fazla yormamış yazarımız. Kendisine Türk Edebiyatı’na kattıklarından dolayı teşekkür ediyor, bir sonraki eserini heyecanla bekliyorum.

Yazar: Ali Aras Fırat
Editör: Mustafa Özbaylanlı

instagram.com/kitapmeetup
twitter.com/kitapmeetup
facebook.com/kitapmeetup