2018’de Çıkan Kitaplar

Kitap ve İnsan

2018’de Çıkan Kitaplar

31 Mart 2018 Listeler 0
2018'de Çıkan Kitaplar Listesi

Yeni yılın ilk aylarını geride bırakmışken 2018’de yeni çıkan kitaplar ve içeriklerinden oluşan bir kitap listesi yapmanın güzel olacağını düşündük. Okuyacak bir sürü kitap varken okuma listesi yapmak gitgide zorlaşıyor. Çünkü Türk ve Dünya Edebiyatı’nda yeni kitaplar piyasaya sürülmeye devam ediyor. Listemizde Ahmet Hamdi Tanpınar’ın daha önce bilinmeyen bir eseri, çokbilmiş bir köpeğin sürekli konuştuğu masalsı bir roman, yakın zamanın en iyi aşk hikayelerinden birisi, felsefenin öyküsünü muhteşem illustrasyonlar eşliğinde inceleyen bir kitap ve çok daha fazlası var. Kitap seçimi yaparken size yardımcı olacak kitap yorumları ve tanıtım bültenleri ile birlikte yer verdiğimiz bu son çıkan kitaplar listesi umarım hoşunuza gider, keyifli okumalar 🙂

2018'de Çıkan Kitaplar

2018’de Çıkan Kitaplar

1. Suat’ın Mektubu
Ahmet Hamdi Tanpınar

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın daha önce bilinmeyen bir romanı, geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversitesi’nde bulunan Tanpınar Arşivi’nin tanpinarmerkezi.com platformu aracılığıyla dijitalleşmesinin  ardından ortaya çıktı. Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi arşiv üzerinde çalışmaya devam ederken ortaya çıkan ilk eser olan “Suat’ın Mektubu”, “Huzur” romanından Suat’ın intihar mektubu çevresinde gelişiyor. 

Suatın Mektubu - Ahmet Hamdi Tanpınar

Suatın Mektubu – Ahmet Hamdi Tanpınar

Tanıtım Bülteni

Tanpınar, Huzur’u yayımladıktan sonra yaptığı bir söyleşide kendisine yöneltilen, “Huzur devam edecek diyordunuz?” sorusuna “Edecek, tabii edecek. Mümtaz ölmemiştir. Hâlâ yaşıyor ve yeni bir insan olarak doğmak için beni zorluyor” cevabını verir ve şunu ekler: “Fakat daha evvel Huzur’un öbür kısmını neşredeceğim, yani Suat’ın Mektubu’nu. Küçük bir eser, okuyucu orada Mümtaz’ın meselelerini daha başka bir planda görecektir.”

Tanpınar’ın bu niyetini kuvveden fiile çıkardığını İÜ Türkiyat Enstitüsü’nde bulunan arşivindeki sayfalar göstermektedir. Bu sayfalar, eksik de olsa Tanpınar’ın “küçük bir eser” olacak dediği mektup üzerinde ciddi bir emek harcadığını göstermektedir. Sayfaların büyük bir kısmı daktilo edilmiş, bunların her biri daha sonra eski yazıyla bol miktarda çıkmalar ve eklemelerle epeyce değiştirilmiştir. Daktilo edilmesi, kalemle yazmayı tercih ettiğini bildiğimiz Tanpınar’ın metni en azından bir defa elinden çıkardığını, daha sonra üzerinde yeniden çalışmaya başladığını gösteriyor.

2. ANTİK ÇAĞLARDAN GÜNÜMÜZE – FELSEFENİN ÖYKÜSÜ
Kathleen Wünscher, Deniz Sertcan, Matthias Gatzmeier, Christoph Delius

Felsefenin Öyküsü, Aristoteles’ten Albert Camus’ye kadar geniş bir yelpazede ve muhteşem illustrasyonlar eşliğinde felsefe severlerin ilgisi bekliyor. 

Felsefenin Öyküsü

ANTİK ÇAĞLARDAN GÜNÜMÜZE – Felsefenin Öyküsü

Tanıtım Bülteni

“Merak, başlangıçtan bu yana insanlığı felsefe yapmaya itmiştir, hâlâ da itmektedir.”

Büyük Yunan düşünür Aristoteles’in bu sözü bugün hâlâ geçerli. Muhtemelen yıllar sonra da geçerliliğini koruyacak. Hal böyleyken felsefe tarihi de düşünürleri, akımları, kavramları ve teorileriyle alabildiğine uzanan bambaşka bir evren. Hep kitap kendi kurallarıyla yönetilen bu evrene adım atmak isteyenler için eşsiz bir rehber sunuyor: Felsefenin Öyküsü

Bu kitapta Yunan filozoflardan modern filozoflara kadar sayısız filozof, sayısız teori, sayısız soru ve sayısız yöntem sizleri bekliyor. Hem de birbirinden güzel illüstrasyonlarla birlikte! Felsefenin antik çağlardan başlayan uzun tarihini öğrenmek istiyorsanız baş ucunuzda
Felsefenin Öyküsü’ne yer açın!

3. SİYASİ DÜZEN VE SİYASİ ÇÜRÜME
Francis Fukuyama

Siyasi Düzenin Kökenleri kitabının devamı olan eseri Şubat ayında çıktı. Birbirinden bağımsız olarak okuyabileceğiniz kitaplar siyaset, uluslararası ilişkiler ve tarih severlerin ilgisini çekecektir.

Siyasi Düzen ve Siyasi Çürüme - Francis Fukuyama

Siyasi Düzen ve Siyasi Çürüme – Francis Fukuyama

Tanıtım Bülteni

David Gress, The Wall Street Journal’daki yazısında Francis Fukuyama’nın Siyasi Düzenin Kökenleri isimli kitabından “ilmine hâkim ve hayran olunacak şekilde hudutsuz bir hırsa sahip” şeklinde bahsetmişti. The New York Times Book Review’da Michael Lind, kitabı “zamanımızın öncü entelektüellerinden birinin devasa bir başarısı” diye yorumlamıştı. Ve de Gerard DeGrott, The Washington Post’ta “bu, her daim hatırlanacak bir eser, ikinci cildi bir an önce tamamlansın” diye yazmıştı.

Pek çoklarına göre en azından son yirmi beş yıl içerisinde üretilmiş olan en önemli siyasal düşünce eserini tamamlayacak ikinci cilt, nihayet geldi. Hayatî önemdeki bir soruya, toplumların ve kurumların nasıl güçlü, kişiler üstü ve güvenilir siyasi kurumlar geliştirdiği sorusuna cevap arayan Fukuyama, kaldığı yerden, yani Fransız Devrimi’nden başlattığı hikâyeyi, Arap Baharı denilen olaylara ve modern Amerikan siyasetinin işlev bozukluklarına kadar götürüyor. Yozlaşmanın devlet yönetimi üzerindeki etkisini ve neden bazı toplumların bu yozlaşmayı bertaraf etmekte başarılı olduğunu inceliyor. Sömürgeciliğin Latin Amerika, Afrika ve Asya’daki değişik miraslarını keşfediyor ve neden kimi bölgelerin diğerlerinden daha hızlı gelişip zenginleştiğine dair zekice ve yerinde bir açıklama getiriyor. Ayrıca da küresel çapta yükselen bir orta sınıfı ve Batı’daki siyasi felcin giderek güçlenmesini dikkate alarak, demokrasinin geleceğine ilişkin cesur tahminlerde bulunuyor.

Düzgün biçimde işleyen bir modern devlet yaratma problemine nefes kesici bir anlatımla çok kapsamlı ve ustalık dolu bir açıklama getiren Siyasi Düzen ve Siyasi Çürüme, daha şimdiden bir klasik olmaya aday.

4.Pentagon’un Beyni
Annie Jakobsen

Kitap, DARPA (Amerika İleri Savunma Araştırmaları Projeleri Ajansı)’nın sansürsüz tarihini, bilimin ve ülke çıkarlarının etkisiyle gelişimi ve sonuçlarıyla ilgi çekici bir diller ele alıyor.

Pentagonun Beyni

Pentagonun Beyni – Annie Jacobsen

Tanıtım Bülteni

Savunma Bakanlığı’nın en gizli, en güçlü ve de en tartışmalı askerî araştırma ve geliştirme teşkilatının tarihçesini kimse yazmadı. Bu teşkilat hakkındaki ilk tarihçe çalışmasında, New York Times’ın çok satan yazarı Annie Jacobsen, içerideki kaynaklardan, özel röportajlardan, gizli belgelerden ve gizliliği kaldırılan bildirilerinden faydalanarak DARPA’nın, ya da bir diğer deyişle, “Pentagon’un beyni”nin, 1958 yılında Soğuk Savaş dönemindeki kuruluşundan günümüze kadarki resmini çiziyor.

DARPA hakkındaki bu temel kitap, bilimin ve Amerikan ordusunun gizli kapaklı kesişimini ve bukesişimin genellikle korkutucu olan sonuçlarını, merak uyandıran ve ikna edici bir anlatımla sizleresunuyor.

5. DENEMELER
David Hume

Ünlü filozof, ekonomist ve tarihçi David Hume’un bambaşka alanlarda ürettiği eserlerinin derlenerek piyasaya sürüldüğü kitapta onun felsefesinden ipuçları ve dönemin yansımalarını bulacaksınız.



 

Tanıtım Bülteni

Aydınlanma felsefesinin kurucu figürleri arasında bulunan David Hume sadece metafizik alanında değil aynı zamanda edebi, kültürel, tarihsel, estetik ve hatta demografik konularda da yenilikçi bir otorite olduğunu bu denemelerle ortaya koyuyor. Hume’un farklı alanlar üzerine ürettiği yazılardan derlenen bu eser bir yandan filozofun zorlu felsefesini kavramak için ipuçları sunarken diğer yandan yaşadığı çağın anlaşılması için bir ufuk kazandırıyor.

6.  ZOR PROBLEM: BİLİNÇ
Saffet Murat Tura

“Gizemli ya da edebi bir soru olarak değil, sahiden nedir bilinç?” sorusunun etrafında şekillenen eser, yazarın daha önceki kitabı “Beynin Gölgeleri”nde bahsettiği bir tezi ele alarak cevabı arıyor.

Zor Problem: Bilinç

Zor Problem: Bilinç – Saffet Murat Tura

Tanıtım Bülteni

Yirmi yıl kadar önce Avustralyalı filozof David Chalmers zor problemi şöyle dile getirmişti: “Niçin ve nasıl bilincim var?” Günlük yaşamda pek farkında değiliz ama her sabah uyandığımızda kafatasımızın içinde inanılmaz bir doğa olayı meydana gelir ve beynimizin nöral faaliyetleriyle birlikte dünya ve ben yaşantımız yeniden kurulur. Peki ama beynin nöral faaliyetleriyle birlikte ortaya çıkan bu fenomen dünyası nedir? Gizemli ya da edebi bir soru olarak değil, sahiden nedir bilinç?

Bilim açısından bilinç tam bir sürprizdir. Çünkü bilinçli olmamızı gerektiren hiçbir doğa yasası bilmiyoruz. Bir bakıma bilinçsiz biyolojik robotlar, “zombi”ler olmamız daha makul, daha açıklanabilir bir durumdur.

“Zor problem” insan aklının çözemeyeceği kadar zor bir problem mi? “Nesnel” inceleme yöntemlerine dayanan bilim “öznel” bilinç sorununu asla çözemeyecek mi? Belki. Ama konunun çok çekici olduğu da açık. Dünyanın değişik yerlerinde pek çok filozof ve biliminsanı bilinç sorunuyla uğraşıyor yıllardır. Ben de Beynin Gölgeleri adlı kitabımda sorunu çözmek bakımından önemsediğim bir tez yakalamıştım. Ancak bu tez kitabın yapısı itibarıyla biraz geri planda kalmıştı. Zor Problem: Bilinç’te bu tezi açığa çıkardım, geliştirip netleştirdim. Okurları da bu tartışmaya katılmaya davet ediyorum.

7. Anno Domini 2071
Pieter Harting

19. yüzyılda yaşamış yazar Pieter Harting’in adeta bir zaman tüneli işlevi görerek sizi yolculuğa çıkaracak eseri teknolojik gelişmeler ve kehanetler etrafında şekilleniyor. 1871’de ilk kez basılan kitap Profil Yayıncılık baskısıyla tekrar raflarda.

Anno Domini 2071

Anno Domini 2071 – Pieter Harting

Tanıtım Bülteni

“Buhar makinelerini ve elektrikli telgrafları, demiryollarını ve istimbotları, dağ tünellerini ve asma köprüleri, fotoğrafçılığı ve gazhaneleri, kimyada atılan muazzam adımları, teleskopları ve mikroskopları, dalgıç çanlarını ve havacılığı düşündüm; evet, yüzlerce şey daha zihnimde karmaşık biçimde sıralandı, hepsi de bugün ve geçmiş arasındaki devasa farklılığı gümbür gümbür ilan ediyordu.”

19. yüzyılda Londinia’da bir öğleden sonra rahat koltuğunda otururken aklını gelecek ve ilerleme üzerine çeşitli düşüncelerle meşgul eden anlatıcımız rüyasında, son yüzyılda gerçekleşen bilimsel gelişmeleri 6 asır öncesinde tahmin ettiği için bir kâhin gibi görülen, yaşadığı dönemde ise anlaşılamayarak büyücülük suçuyla zindana atılan filozof ve bilim insanı Roger Bacon’ı görür ve kendini bir anda 2071 yılının ilk gününde bulur.

İlk baskısını 1871 yılında yapmış olan bu kitap, okuyucusunu yüzyıllar arası bir yolculuğa çıkarıyor. Dünyanın nasıl değiştiğini ve hayallerin kaçının bir hakikatler dizisine dönüştüğünü gösteriyor, hatta bize yeni kehanetler sunuyor.

8. Kar, Köpek, Ayak
Claudio Morandini

Masalsı bir dille yazılmış romanda yalnızlığı, yalnızlığın verdiği deliliği ve çok konuşan bir kitabı bulacaksınız. Dağda yaşayan aksi, kafası karışık, yaşlı bir adamın hikayesi akıcı bir okuma vaadediyor.

Kar, Köpek, Ayak - Claudio Morandini

Kar, Köpek, Ayak –
Claudio Morandini

Tanıtım Bülteni

İtalyan Alplerinde bir vadi.

Kar fırtınaları, ormanlar ve taşlar.

Bu vadinin en uzak köşesinde, unutulmuş, yıkık dökük bir baraka.

Aksi, yaşlı, kafası hayli karışık ve yalnız –ama gerçekten çok yalnız– bir adam.

Ve bir gün, beklenmedik bir şekilde kapısında peyda olan, düşük çeneli, biraz müstehzi, çokbilmiş bir köpek.

Sığınılacak tek liman doğa, bir anda nasıl en ölümcül düşmana dönüşebilir?

İnsan aklına, hafızasına gerçekten ne kadar güvenebilir?

Yalnızlık bir adamı ne kadar delirtebilir?

Dino Buzzati’nin günümüzdeki temsilcisi olarak gösterilen Claudio Morandini, tüm bu küçük, sakin, pastoral parçaları alıyor; çokça hayal gücü, biraz hüzünlü yalnızlık, çılgın halüsinasyonlar ve edebiyatın büyüsüyle harmanlıyor: Masal olamayacak kadar gerçek, gerçek olamayacak kadar büyülü bir roman Kar, Köpek, Ayak.

9. Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura
Ayfer Tunç

Tedavisi için Amerika’ya giden Umut’un biteceği belli olan bir aşka tutulması etrafında şekillenen acı bir aşk hiyayesi. Bir aşk romanında çok daha fazlası olan romanda aile, umut, yalan gibi kavramların üzerinde duruluyor. 3 bölümden oluşan kitapta Yazı bölümünde adamın, Tura bölümünde kadının ve son bölümde ikisinin hikayesini bulacaksınız. Kitap seçimi yaparken tercihini aşktan yöne kullananların çok seveceğine eminim.

Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura

Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura

Tanıtım Bülteni

Saatin içindeki kum taneleri gibi parmaklarının arasından akıp giderken hayat, hikâyeleriyle birbirini tamamlayan iki âşık, belirsizlik içinde sevgilerini var ediyor. Ama bazen kum saati sadece akmıyor, yere düşüp kırılıyor, kumlar ortaya saçılıyor. Böyle anlarda ailenin sadece huzur ve güzelliği değil geçmişe terk edildiği sanılan hatıraları, marazları da taşıdığı anlaşılıyor.

İki âşığın genetik bir hastalıkla kesişen yolları bir noktada ayrılsa bile biri İstanbul’da, diğeri New York’ta aynı nefesi alıp vermeyi sürdürecekler… nefesleri yettiği sürece.

Ayfer Tunç, ilmek ilmek işlediği cümleleriyle modern bir destan yazıyor. Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura ailenin, arkadaşlığın, sadakatin, hastalığın ama en çok deliliğin ve acının öyküsü.

Çünkü âşıklar delidir ve deliler acı çeker.

Umutlandı. Yüzü açık kalmış bir kitap gibiydi, aşk hakkında hiç söylemediği sözler satır satır okunuyordu. Mucizeler her zaman beklenir hayattan. Aşkın kendi varlığından gelen, iyileştirici bir gücü vardır ve kıyaslanacak olursa, aşkla geçen zamanın özgül ağırlığı, saatlerin gösterdiği zamanınkinden kat kat fazladır.

Aşk zamanın yoğunluğunu arttırmaya muktedir olan tek kimyadır.

10. Babil’in Kadınları: Mezopotamya’da Toplumsal Cinsiyet ve Temsil
Zainab Bahrani 

“Babil’in Kadınları” Antik Mezopotamya’da kadın olma kavramını farklı bağlamlarda göstererek tarihsel bir eleştiri sunuyor.

Babilin Kadınları

Babil’in Kadınları: Mezopotamya’da Toplumsal Cinsiyet ve Temsil – Zainab Bahrani 

Tanıtım Bülteni

Babil’in Kadınları Antik Mezopotamya’daki hâkim kadınlık mefhumunu inceleyen hem tarihsel hem de sanat tarihsel bir çalışmadır ve bu topluma özgü, Batılı kurucu söylem tarafından inşa edilmiş kadınlık kavramına eleştirel bir yaklaşım getirmektedir.

Zainab Bahrani bu kültürün cinselliği ve toplumsal cinsiyet rollerini temsil üzerinden nasıl düşündüğünü çözümlerken, benzer birçok çalışmanın bağımlı olduğu eril iktidar/dişi tabiiyet gibi basit ikilikleri de sorunsallaştırıyor. Bu sayede, mevcut tanımların kadınların yaşanmış deneyimleriyle aslında örtüşmediğini, kadını eril öznelliğin nesnesi olarak konumlandırdığını göstermiş oluyor.

Babil’in Kadınları toplumsal cinsiyet, göstergebilim, yapıbozum, psikanaliz ve tarihsel eleştiri bağlamındaki çağdaş eleştirel teorilerde zemin bulan kadınlık temsilleri hakkındaki bir çalışmadır ve bu alanlar, bir bütün olarak, sadece bu geçmiş kültürün araştırılmasını beslemekle kalmayıp aynı zamanda kendi payımıza geçmişi nasıl adlandırdığımızla yüzleşen metodolojik bir ağ oluşturur.”

Son Söz

Bu listede 2018’de çıkan kitaplar hakkında yorumlarımızı paylaştık ve tanıtım bültenlerine yer verdik. 2018 yılında yayınlanan ancak bu listemize sığmayan, henüz kitap yorumu yazamadığımız önemli nice kitap var elbette. Bu listede olması gerektiğini düşündüğünüz kitapları yorum olarak yazabilirsiniz, belki bir sonraki listemize onları da ekleriz. Ben sizlerle ilk bakışta ilgi çekenleri buluşturdum. Umarım ilginizi çekmiştir. Gelecek blog yazılarından, meetuplardan ve diğer gelişmelerden haberdar olmak için aşağıdan mail aboneliği oluşturmayı unutmayın.

Ayrıca İlginizi Çekebilir:

En iyi 10 kitap blogu görseli

En iyi 10 kitap blogu

21. Yüzyılın En İyi Türk Yazarları

21. Yüzyılın En İyi Türk Yazarları

en iyi bookstagram sayfaları

En İyi 10 Bookstagram Sayfası

Turkiyenin_En_İyi_20_Kutuphanesi

Turkiyenin En İyi 20 Kutuphanesi

Kitaplardan Uyarlanan En İyi 10 Film

Kitaplardan Uyarlanmış En İyi 10 Film

2018'de Çıkan Kitaplar

2018’de Çıkan Kitaplar

Dünyaca Ünlü 10 Kütüphane

Dünyaca Ünlü 10 Kütüphane

Türk Edebiyatının Unutulmaz 10 Şairi ve Kitapları

Türk Edebiyatının Unutulmaz 10 Şairi ve Kitapları



Arama Tags & Etiket;

Güncel kitaplar, son çıkan kitaplar, romanlar, 2018’de çıkan kitaplar, 2018 yılında çıkan kitaplar, kitap tanıtımı, tanıtı bülteni, hediye kitap, son çıkan romanlar, yeni çıkan romanlar, kitaplar, kitap yorumları, kitap incelemeleri, kitap alıntıları, kitap tanıtımları, yeni çıkan kitaplar, kitaplar listesi, dünya edebiyatı, türk edebiyatı, kitap listesi, mutlaka okunması gereken, 2018’de çıkacak kitaplar, kitap arıyorum, kitap listeleri

Yazarlar:
Bilge Binici
Mustafa Özbaylanlı